Tek Kişilik Kahvaltı, Dilek Emir


Kısaca: Yazarın 21 kısa hikayeden oluşan ilk kitabı.


Neden çok iyi? Hem çocukların hem de yetişkinliklerin dilinden yazılmış bu hikayeler, arkadaşlık ve aile ilişkilerinin güçlü olduğu kadar hasar verici yanlarını da olduğu gibi aktarmayı başaran samimi bir dile sahip. Hikayeler arası gezinirken, çocukluğundan kısa bir kesite tanıklık ettiğiniz bir karakterin, yetişkin dertlerini de okumak, neredeyse bir roman tadı katmış.


Yayınevi: Notos Kitap Yayınevi, 2012.


Kitaptan alıntılar:


BAŞIMDAKİ DÜĞÜM


"Def olun gidin apartman piçleri, başlıcam sizin oyununuza da ananıza da!"

Biz apartman bir şeyiydik. Ne olduğumuzu aramızda tartıştığımızda evdekilere sormaya karar verdik. Emre geldi ertesi gün. "Babası olmayan demekmiş oğlum," dedi. "E, var bizim. Herkesin var," dedim. "Evet var," dedi. Nazlı'ya döndüm. "Ne demek istedi annen?" dedim. "Benim yok," dedi. "Ne yok?" "Babam yok." "Var ya," diyecek oldum. "O babam değil benim, o Selami Ağbi," dedi. Koluyla akan burnunu sildi. (sf. 19)


TEK KİŞİLİK KAHVALTILAR


Habersizce kapıma dikilmişti. Güneşli bir ilkyaz günü gülümseyen gözler ve bembeyaz dişlerle. Sanırım on yedinci kez kararlı olduğunu söyleyerek beni terk edip hızlıca evden çıktıktan altı gün sonra. Üstümde her daim dizlerimi kırık gösteren ağarmış pijama altı, çektirerek uzattığım kazağım ve kazak gibi saçlarımla kapıyı açtım. Dişlerimin susamlardan görünmediğini söyledi ilk. Sonra da beni özlediğini. Alışkanlık ya, inandım. En ufak bir sorun bile görmüyordum artık. İnansam da inanmasam da aynı şeyler oluyordu. Dişleri güzeldi, gidip gelişleri güzeldi, simit yemeyi seviyordum. (sf. 74)


İÇİMDE YAYLAR SABİTLENİYOR


Bunları söylediğinde ben yirmi dokuz yaşındaydım, o yetmiş dokuz. Ve dedem gözümüzün önünde dördüncü karısının yanağından makas alıyordu. Evlenmediğinde öleceğini biliyorduk. Bir de işe gitmediğinde. O hem işe gidiyor, hem evleniyordu. Nasılsın dede, diye sorduğumda, ayağa kalkar, delikanlıyım ben, deyip göğsüne vururdu, iki yumruk eliyle. Tarzan... Hiç yorulmayan, hiç üşümeyen... Bütün çocuklarından genç. Kardeşim Elif'le geceleri konuşurken, artık emindik. İnsan birini sevmeye başladığında hayat yeniden başlıyordu. (sf. 87)


#DilekEmir #NotosKitap #Hikaye #Edebiyat #Aile #Çocukluk


© 2018 by Çok iyi işler. Tüm hakları saklıdır.

  • whatsapp
  • White Instagram Icon
  • White Facebook Icon
  • Beyaz Heyecan Simge